• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/imamhuseyin.mescidi?fref=ts
  • https://plus.google.com/u/0/112418602123481358174?tab=wX#112418602123481358174/posts?tab=wX/posts

ANTAKYA İMAM ALİ (a.s.) İNANÇ VE KÜLTÜR DERNEĞİ 
İMAM HÜSEYİN (a.s.) MESCİDİ

HRT - Gönülden Gönüle
Önemli Hadisler
Kütüphane (E-Kitaplar)
Müslüman Bilim Adamları
Özel Şahsiyetler
TÖVBEYİ GECİKTİRMEYİN

 

 

 

 

TÖVBE’Yİ GECİKTİRMEYİN

 

 

 

Allah der ki: Kullarım eğer tövbe eder, bana döner, geçmişlerini telafi edeceklerine dair söz verirlerse ne günahları varsa bağışlarım. Sınır yok. Bir, iki, üç şartı yok. Bin kez günah işlerse "bin bir olursa affetmem" diye bir kural yok. Bütün günahlarını bağışlarım. Sadece bir günah var ki o günah beni ilgilendirmez. O da kul hakkıdır. Bana kul hakkıyla gelmesinler. Onu sahibine ödeyip öyle gelsinler.

 

Bunu Kuran'dan da öğrenebiliriz. Allah ne derece bağışlar? Ne kadarını bağışlar? Zümer suresine bakalım:

 

قُلْ يَا عِبَادِىَ الَّذٖينَ اَسْرَفُوا عَلٰى اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِ اِنَّ اللّٰهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمٖيعًا اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحٖيمُ

 

"De ki: Ey nefislerine uyup hadden aşırı hareket eden kullarım, Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin; şüphe yok ki Allah, bütün suçları örter. Şüphe yok ki O, suçları örter, rahîmdir." (Zümer, 53)

 

Rakam belirtmeyin! Rakam yok. Bütün günahları bağışlar... "Bazılarını bağışlar" diye bir şey de yok!.. Çöller kadar günah da işleseniz, tövbe edenin tövbesini kabul eder, bağışlar. Gökler kadar günah da işleseniz, tövbe ettikten sonra bağışlar.

 

Allah der ki: Benim işim bağışlamaktır. Yeter ki mertçe "Artık yapmayacağım!" de, ben de seni bağışlayayım.

 

Gerçekten de bu kadar kolay mı?

Tüm bunları Kumeyl Duası'nda okuyoruz. Orada şu ifade geçiyor: Ey pek çabuk rıza gösteren!.. Çünkü O, çok çabuk rıza gösteriyor, çok çabuk hoşnut oluyor. Kimse O'ndan daha çabuk rıza gösteremez.

Kimse... Kimse...

O kadar çabuk rıza gösteriyor, o kadar çabuk affediyor ki anlatılamaz...

 

Mahallemizde bir amca vardı. Otuz beş yıl boyunca komşuları "Yahu, gel şu oğlunu affet!" dediler, bir türlü affetmedi. En sonunda da o halde vefat etti. Artık aralarında ne var idiyse Allah bilir...

 

Bazen karı koca arasında ihtilaf olur. Onlarca yıl kadın kocası için "Artık onu istemiyorum" der, koca da karısı için aynını söyler. Bazen de kardeşler arasında ihtilaf olur. Aradan otuz yıl da geçse "Sakın o meseleyi açmayın!" der, geçiştirirler.

 

Ama O öyle mi?.. Çöller kadar günah da işlesen "gel" diyor. "Hayırmış, olmazmış, düşüneyimmiş, bugün git yarın gelmiş" asla!.. Allah ne Ramazan'ı bekler, ne Cuma'yı, ne de Kadir Gecesi'ni. "Hata ettim, affet" dedin mi hemen affeder. Hem de hemen o saniyede...

 

Aşura günü Cuma mıydı? Kadir Gecesi miydi? Ramazan mıydı? Hürr'ü duydunuz mu o gün ne yaptı? Hani oğluna "Oğlum, ayakkabılarımı boynuma at!" demişti de ağlaya ağlaya, koşar ayak Hüseyni çadırlara varmıştı. Mahçup ve perişan bir halde

"Ey Peygamber evladı! Ben hata ettim, bağışlar mısın?" demişti de İmam Hüseyin cevap vermişti:

 

-Elbette...

 

Bitti, gitti... İlahi af işte böyledir. Allah'ın affı işte tam da böyledir. Siz Allah'ı nasıl biliyorsunuz ki? Size bürokrasi mi uygulayacak! Hayır... Yeter ki kalben tövbe et. Ey genç, ey yaşlı, ey kadın, ey erkek tövbe et!

 

 

https://www.facebook.com/ahlakkutuphanesi/ sayfasından alıntıdır.

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
327 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın