• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/imamhuseyin.mescidi?fref=ts
  • https://plus.google.com/u/0/112418602123481358174?tab=wX#112418602123481358174/posts?tab=wX/posts

ANTAKYA İMAM ALİ (a.s.) İNANÇ VE KÜLTÜR DERNEĞİ 
İMAM HÜSEYİN (a.s.) MESCİDİ

HRT - Gönülden Gönüle
Önemli Hadisler
Kütüphane (E-Kitaplar)
Müslüman Bilim Adamları
Özel Şahsiyetler
YÜCE ALLAH'IN KULLARININ AYIBINI ÖRTMESİ



ALLAH'IN RAHMETİ



Allah'ın öyle yüce bir ahlakı var ki sadece özel kullarına uygular. Kimdir bu özel kullar?


Önce günahkârları bir tanıyalım. İki türlü günahkâr vardır:

1-Yaptıkları günahta ısrar edenler ve bu tekrarlarıyla Allah'a karşı savaşanlar: Bu kimseler bellidir; bilerek, ulu orta günah işleyenler ve kendi değerlerini yerin dibine sokanlar böyledir... Bunları insanlara soracak olsanız, "Falani nasıl bir adamdır?" deseniz, herkes ondan şikâyetçi olur; çeşitli günahlarını, zulümlerini ve haksızlıklarını sayıp dökerler.

2-Yaptıkları günahları gafletle, hatayla işleyenler, sonra da Allah'tan bağışlanma dileyenler: Bu kimseler hakkında insanlar şikâyetçi değillerdir. Etrafınıza "Falani nasıl biridir?" diye soracak olsanız, genelde "İyi biridir" diye cevap alırsınız. Yani günahlarını sadece Allah bilir ve etrafındaki insanlar ondan şikâyetçi olmamışlardır.

Eğer insanlar yanında birilerinin haysiyeti, şerefi ve onuru varsa ve bunu muhafaza edebilmişse, bu durum kıyamette de devam eder.

وَجٖيهًا فِى الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ وَمِنَ الْمُقَرَّبٖينَ

"Dünyada da, ahirette de itibarlı ve Allah’a çok yakın olanlardan...” (Âl-i İmran, 45)

Bu ayette belirtilen insanlar ya günahsızlardır ya da Allah'ın yüce ahlakının tecelli edeceği özel kullardır. Bu da ikinci sınıf günahkârları kapsar.

Yani yüce Allah o gün, bu kimselerin günahlarını açıp da "Şu alçağın yaptığına hele bakın, neler neler yapmış da huzurumuza gelmiş; herkes şahit olsun!" demeyecek.

جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا وَمَنْ صَلَحَ مِنْ اٰبَائِهِمْ وَاَزْوَاجِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ وَالْمَلٰئِكَةُ يَدْخُلُونَ عَلَيْهِمْ مِنْ كُلِّ بَابٍ، سَلَامٌ عَلَيْكُمْ بِمَا صَبَرْتُمْ فَنِعْمَ عُقْبَى الدَّارِ


" Bu sonuç da Adn cennetleridir. Onlar; atalarından, eşlerinden ve çocuklarından iyi olanlarla beraber oraya girerler. Melekler de her bir kapıdan yanlarına girerler (ve şöyle derler): “Sabretmenize karşılık selâm sizlere. Dünya yurdunun sonucu (olan cennet) ne güzeldir!” (Râd, 23-24)

Kıyamet gününde herkes mezardan kalktığında, melekler dört bir yandan bu insanların yanlarına gelecek ve onlara "Selam olsun size" diyecekler. Bu selam, günlük hayatımızda birbirimize hitaben söylediğimiz selamlar gibi değildir. O günkü selam, meleklerden yana bir güvencedir. "Mezarından yeni kalktın ama korkma, artık rahat ol, biz sana güvencede olduğunu bildirmek için geldik. Giderayak etrafta uzun bir mahkeme alanı göreceksin, insanlar çığlık çığlığa büyük bir panik yaşayacak, cehennem ateşini alevler içinde göreceksin ama sen rahat ol; biz bu güzergâhtan seni esenlik içinde cennete götürmek için geldik!" diyecekler.

Peygamberimiz (s.a.a) miraç gecesi Allah'a şöyle yalvardı: "Ey Allah'ım, senden bir ricam olacak: Ümmetimden gafletle günah işleyen kullarını bana bırak. Onların günahlarını açıp dökme.

//Profesyonel günahkârları değil, günahı umursamayanları değil, insanları rencide edenleri değil; sadece gafletle günah işleyip sonra da işlediği suçtan dolayı içi yanan, pişmanlık duyan ve affedilmeyi uman kullarını benim için ayır. Peygamberimiz senin-benim gibi sıradan günahkârları kastediyor. Biz de günahkârız. Ama işlediğimiz günahlarda asla Allah ile veya peygamberleriyle savaşa kalkışmadık. Gaflet ettik, yanlış yaptık…//

Peygamberimiz (s.a.a) cümlesinin devamında şöyle diyordu: Kıyamet günü gelip çattığında onların amel defterlerini sadece bana aç. Kimse görmesin, duymasın, bilmesin. Ümmetimden olan bu günahkârların diğer ümmetlerin yanında rezil olmaları ve utanmaları bana ağır gelir!

O vakit Allah'tan şöyle bir nida geldi: “Ey Peygamber! Bu ricanı gerçekleştirmem mümkün değil. Onların amel defterlerini sadece ben göreceğim. Sen dahi göremeyeceksin. Zira onların senin katında dahi rezil olmalarını istemem! Hayır, benden başka kimse bilmeyecek!”

İşte, Allah'ın yüce ahlakı budur. Zira O, ayıpları örtendir, merhamet edenlerin en merhametlisidir.

 

 

https://www.facebook.com/ahlakkutuphanesi/ sayfasından alıntıdır.

 

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
235 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın