• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/imamhuseyin.mescidi?fref=ts
  • https://plus.google.com/u/0/112418602123481358174?tab=wX#112418602123481358174/posts?tab=wX/posts

ANTAKYA İMAM ALİ (a.s.) İNANÇ VE KÜLTÜR DERNEĞİ 
İMAM HÜSEYİN (a.s.) MESCİDİ

HRT - Gönülden Gönüle
Önemli Hadisler
Kütüphane (E-Kitaplar)
Müslüman Bilim Adamları
Özel Şahsiyetler
Ortaçağ’da Arap-İslam Dünyasında Astronomi Bilimi

Bitlis Eren Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi / Journal of Bitlis Eren University

Institute of Social Sciences Cilt/Volume:6 Sayı/Number: 2 Aralık/December 2017 s.354-373

 

Araştırma Makalesi / Research Article

Geliş Tarihi / Received: 11.09.2017 Kabul Tarihi / Accepted: 11.11.2017

 

Ortaçağda Arap-İslam Dünyasında Astronomi Bilimi*

 

Seyfettin KAYA

Doktora Öğrencisi

Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ortaçağ A.B.D.

ORCİD: 0000-0003-2181-5973 kaya_fdd23@hotmail.com

Öz

 

Abbasiler Dönemi’nde Müslüman Araplar tarafından Hint, İran ve İlkçağ-Yunan kaynakları Arapçaya çevrilmiştir. Hint-İran kaynakları Müslümanların astronomi hakkındaki bilgilerini arttırmıştır. Ancak zamanla İlkçağ-Yunan eserleri Arapçaya çevrilince Batlamyusun astronomi anlayışının matematiksel zeneklere dayandığını ve Aristoteles’in fizik mantığına uymadığını iddia edilmiş ve astronomi bilimcileri konuyu be kez bu yönü ile ele almışlardır. Müslüman- Arapların Ortaçağda astronomi alanında gösterdikleri başa küçümsenmeyecek kadar önemlidir. Bu başazamanla Kopernik tarafından geeklerin ortaya çıkmasına olanak sağlamıştır.

 

Anahtar kelimeler: Astronomi, Abbasiler, Endülüs Emeviler, Bilim, Batlamyus

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

* Bu çaşma yazarın doktora tezinin bir kısmından yararlanılarak hazırlanşr.


 

 

Astronomy Science in the Arab-Islamic World

 

 

 

Abstract

 

During the Abbasid period, Muslim Arabs turned Arab, Indian, Iranian and Ancient-Greek sources. Indo-Iranian sources have increased the knowledge of Muslims about astronomy. However, over time, when the Ancient-Greek works turned into Arabic, it was claimed that the understanding of Ptolemy's astronomy was based on mathematical arrangements and that Aristotle did not conform to the physics of the physics and the astronomical scientists were involved in this aspect once and for all. The achievement of the Muslim-Arabs in the field of astronomy in the Middle Ages is so important that they are not underestimated. This achievement made it possible for Copernicus to reveal facts over time.

 

Key words: Astronomy, Abbasids, Andalusian Umayyad, Science, Ptolemy


 

 

GİRİŞ

 

İslâm nyası’nda astronomi bilimcileri gözlemsel (astronomi aletleri ile gökyüzünü izleme-pratik astronomi) ve kuramsal astronomi (gözlem verilerini hareketli geometrik düzeneklerle anlamlandırma) konuları ile ilgilenmişlerdir.1

 

Eskiçağ Ba nya astronomları kuramsal astronomi alanında önemli başarılar sağlamış ve asırlarca sürecek olan astronomik verilere temel oluşturmuşlardır. Müslüman astronomlar ise Eskiçağ Ba nya astronomlarından farklı olarak gözlemsel astronomi (pratik astronomi) alanında daha başarılı olmuşlarr. Müslüman astronomlar ilk gözlemevlerini kurmuş ve gözlemlerinin dakikliğini arttırmak için hassas gözlem araçları ve gözlem teknikleri geliştirmişlerdir. Açıların ölçümünde kirler yerine yeni bulunan trigonometrik fonksiyonlar kullanmaya başlamışlardır. Ancak kuramsal astronomi alanında ay ölçüde bir başa gösterememişlerdir.2 Bu duruma rağmen kuramsal astronomiyi de göz ardı etmemişlerdir. Kuramsal astronomi alanında Müslüman astronomlar Batlamyus (MS.150 yılları) ve Aristoteles'in (MÖ. 384-322) yolundan giderek Yer'in hareket etmeksizin evrenin merkezinde durduğuna ve Güneş de dâhil olmak üzere diğer bütün gök cisimlerinin onun çevresinde dairesel yörüngeler üzerinde sabit zlarla dolandığını kabul etmişlerdir.3

 

Müslüman astronomlar Batlamyus’un Yer merkezli evren modelini” esas almış ve yaptıkları gözlemler neticesinde bu modelde çük değiklikler yapma ihtiyacı duymuşlardır. Yıldızların Yunanlılarda kabul edildiği gibi Satürn dışında bir kürenin üzerinde olduğu inancından kuşku duyulmuş ve onların çok daha uzakta uzaya yayılmış büyük cisimler olduğuna inanmışlardır.4 Ancak Batlamyus tarafından ileri sürülen eksantrik ve episikl” zeneklerde önemli değişiklikler yapmamış ve bu görüşü olduğu gibi kabul etmlerdir. Ayca Müslüman astronomların bir kısmı matematiksel kuramla yetinmeyi tercih etm ve Batlamyus sisteminin geometrik yapısı yeterli bularak fiziksel temel görüşünü bir tarafa bırakmışlardır.5 Bu ıdan balğında Müslüman-Arapların kuramsal astronomiye çok fazla bir katkıda bulundukları savunulamaz.

 

 

 

 

 

 

 

1https://www.academia.edu/16290988/Ortaç_İslam_Dünyası_nda_Astronomi_Çaşmaları_ve_ Ba_ya_Etkileri_Bilim_ve_Ütopya_Nisan_2003_Sayı_106_İstanbul_2003_s._48_53 (25.09.2016).

2 https://www.academia.edu/6280761/Battânî_ve_c-i_Sâbî_Ad_Astronomi_Eseri (26.09.2016).

3Yavuz Unat, Tarih Boyunca Türklerde Astronomi, Ortaçağ İslam Dünyası’nda Bilim ve Teknik

(Makaleler), Ankara 2008, s.158.

4 Zeki Tez, Ortaçağ İslam Dünyasında Bilim ve Teknik, Diyarbakır 1991, s.80-81.

5 https://www.academia.edu/6280761/Battânî_ve_c-i_Sâbî_Ad_Astronomi_Eseri (26.09.2016).


 

 

CALİYE DEVRİ’NDE VE İSLAM’IN İLK YILLARINDA ASTRONOMİ

 

Cahiliye Devrinde ve İslam’ın ilk yıllarında yapılan astronomi faaliyetleri İslam astronomi tarihi ısından bir emekleme dönemidir. Cahiliye Devri’nde Araplar çölde gündüz güneşin doğuş-batış yerlerini bilmek, geceleri ay-lzların kılavuzluğunda vakit-yön istikametlerini tayin edebilmek ve yılzların doğuş-batış şekillerine bakarak mevsimlere ve hava durumuna dair tahminlerde bulunabilmek için pratik astronomi ilmi ile meşgul olmuşlardır.6 Yıldızların hareketleri ile hava durumu ve iklimler arasında ilgi kuran ve çeşitli takvimlere esas teşkil eden "halk astronomisi ve meteoroloji bilgisi” diyebileceğimiz ilm-i envâ” olarak bilinen bir ilim dageliştirmişlerdi.7 Arapların sahip olduğu bu astronomi bilgisi bilimsel bir özelliğe sahip değildi. Ancak yılzlara ilişkin zengin bir bilgi birikimlerinin olduğu da yadsınamaz. Bu bilgilerin Antik-Keldani astronomisinin uzantısı olması kuvvetle muhtemeldir.8 Arapların astronomi ile ilgili bilgi ve düşüncelerine şiirlerde de rastlanmaktadır. kyüzünün ıkça incelendiği anlaşılan bu şiirlerin

421 tanesinden 26’sında Süreyya yılzından söz edilmektedir.9 Kaynaklarda ifade edildiğine göre Cahiliye Devri Araplarının şiirlerinde 300’den fazla yıldızın ageçmektedir.10

 

Cahiliye Devrinden miras kalan pratik astronomi anlayışı İslamiyet’in Arap Yarımadası’nda yayılmaya başladığı ilk zamanlarda da devam etmtir. Kur'an-ı Kerim’in gök cisimlerine çok fazla atıfta bulunması ve ilk Müslümanların ilm-i envâ” bilgisine sahip olma astronomi biliminin gelişimini yavaşlatmış olmalıdır. Nitekim Kur'an-ı Kerimde felek kelimesi güneş ay ve yıldızların içinde yüzdüğü gök küre anlamında kullalmıştır. Allah'ın buyruğuna teslim olan yılzlar, birer yol gösterici, gezegenler klerin aydınlatıcıları ve ziynetleri, burçlar göğün işaretlerinden olan, yani yolculara yol gösteren yük yıldızlar yahut ayın konakları olarak belirtilm ve günleri, geceleri ve yılları hesaplamaya yarayan aydan 26, güneşten 32 defa” bahsedilmiştir.11 Bu bilgilerden hareketle

 

 

6 Ziya Kazıcı-Mehmet Şeker, İslam-Türk Medeniyet Tarihi, İstanbul 1982, s.129; İslamiyet ile birlikte Müslümanların namaz vakitlerini belirlemek ve duaya yöneldikleri sırada Mekkenin yönünü tespit etmek için astronomi ile ilgilenmek zorunda kalmışlardır. Bkz. Umberto Eco, Ortaçağ’da Katedraller-Şövalyelerehirler, Çev: Leyla Tonguç, İstanbul 2015, s.332-333.

7 "Envâ gün yılının belirli dönemlere lünmesine izin veren birtakım yıldız kümelerinin doğuş

ve başının zlemlenmesi ile ilgili bir hesaplama sistemini anlatmaktadır. ldızların yılın belli zamanlarında gökzünde rülmesi havanın değişimine işaret olan meteorolojik bir olay olarak algılanşr. Bu yüzden nev terimi ymur veya rna anlana gelmekteydi. Bkz. Ali Bakkal, İslam Astronomi Tarihinde İbn Rüşd, yük İslâm Filozofu İbn-i Rüşd, Diyanet Dergisi, Cilt- XLVIII, Sayı:3, Temmuz-Ağustos-Eylül 2013, s.197.

8 Fuat Sezgin, İslam’da Bilim ve Teknik, Cilt-II, İstanbul 2008, s.3.

9 Ali Bakkal, a.g.m., s.197.

10 Fuat Sezgin, a.g.e., II, s.3.

11 Ali Bakkal, a.g.m., s.197-198.


 

 

Müslümanların kozmoloji hakkında ilk bilgilerini Kura-ı Kerim’den öğrendikleri ve bu teolojik anlayışın dışına çıkmadıkla savunulabilir. Ancak Ramazan Ayı’nın başlama-bit vakitlerini tespit etmek, kıble yönünü belirlemek, güneşin doğuş-batış saatlerini cemaate bildirmek, güneş-ay tutulmalarını önceden haber vermek12 ve Hz Muhammed’in ibadetleri yerinde-zamanında yapmak konusunda Müslümanlara tavsiyelerde bulunma zamanla astronomi bilimine gereken önemin verilmesine ve bilimsel astronominin Müslümanlar arasında gelişmesine olanak sağlamıştır.13

 

EMEVİLER DÖNEMİ’NDE ASTRONOMİ

 

Emeviler Dönemi’nden başlayarak Abbasilerin yedinci halifesi Memun Dönemine kadar astronomi içerikli eserler Arapçaya çevrilmiş ve bu sürece “Tercümeler Dönemi” denilmiştir.14

 

İslam nyası’nda Müslümanların astronomi ile bilimsel bir şekilde uğraşmaya başlama VIII. yüzyıla denk gelmektedir.15 Müslümanların geek anlamda astronomi bilimi ile ilgilenmeleri Emeviler nemi’nde tercüme faaliyetleri ile başlamıştır. İslam Tarihi’nde astronomi alanında ilk tercüme hareketini Emevi prensi Hâlid b. Yezîd (ö.102/720’lerde) başlatmıştır. Hâlid b. Yezîd Batlamyus'un Kitâbü's-Semere adlı astrolojik eserini Arapçaya tercüme ettirmiştir.16 Ünlü astrolog Ebu Mâşer Halîd b. Yezîd’in astroloji ile uğraştığını, bu alanda bir eser yazdığını ve bu eserin tanınmış astrolojik eserlerden biri olduğunu ifade etmtir.17

 

Emeviler Dönemi’nde Müslüman-Araplar astronomi alanında yürüttükleri çalışmalarda tercüme faaliyetleri ile yetinmemişlerdir. Astronomik figürleri sanata ve mimariye lemiş ve bu konuda edindikleri bilgi birikimlerini farklı bir şekilde ifade etmlerdir. Kaynaklar bu konuda iddialarımızı destekler niteliktedir. Ürdün’de Amman şehrinin doğusunda18 711-715 tarihleri arasında inşa edilen19

Emevilere ait Kusayru Amre Sarayı’nın gökyüzü haritasını andıran banyo kısmında (Roma hamamının kubbesinde) yer alan haritada yaklaşık 400 yılz, takımyıldızlar ve burç kuşağı (Zodyak) koordinatları ile birlikte verilmiştir.20

 

 

12 Zeki Tez, a.g.e., s.80.

13 Ziya Kazıcı-Mehmet Şeker, a.g.e., s.129.

14 Ali Bakkal, a.g.m., s.197- 201.

15 Ziya Kazıcı-Mehmet Şeker, a.g.e., s.129.

16 Ali Bakkal, a.g.m., s.198.

17 Fuat Sezgin, İslam’da Bilim ve Teknik, Cilt-I, İstanbul 2008, s.4.

18 Fuat Sezgin, a.g.e., II, s.3-4.

19 Ali Bakkal, a.g.m., s.197.

20 Bu astronomik figürlerin Kusayru Amre Sarayının yük salonunu örten kubbesinde yer aldığını iddia etmektedir. Bkz. Ali Bakkal, a.g.m., s.197; Astronomik figürlerin gökzü haritasına benzediğini ve uṣayru Amre Kasrı’nın banyo kısmında bulunan Roma hamamının kubbesinde işlendiğini ifade etmektedir. Bkz. Fuat Sezgin, a.g.e., II, s.3-4.


 

 

 

Resim-1: Kusayru Amre Roma Resim-2: Kubbenin günümüzdeki

 

Hamamı’nın Kubbesinde Bulunan fotoğraf şekli21

 

kyüzü Rekonstrüksiyonu22

 

Emevi halifelerinden Hişam b. Abdülmelik Dönemi’nde (105-125/724-743) çeviri faaliyetleri devam etmtir. Aristotelese istinat edilen Kitâbü'l-Âlem” adlı bir eser Arapçaya çevrilmiştir.23 İçeriğinde kozmolojik-coğrafi ve meteorolojik bilgiler bulunduran bu eser Müslümanlara astronomiye dair bazı bilgiler öğretmtir. Emevi saltanatının son zamanlarında Hermes’e istinat edilen Kitâb Münkalebü sini'l- âlem ve fihi mine'l-kazâ” ve Zerdüşte istinat edilenKitâbü Zedüşt fi'n- nücûm ve te'râti ve'l-km 'ale'l mevâlîd (Kitâbü Zerâdüşt fi suveri dereci'l- felek) adlı astroloji ağırlıklı eserler Arapçaya çevrilmiştir. Doğal olarak bu çeviriler vataile astronomi ile ilgili bazı terimler Arap diline girmiştir.24

 

Müslümanlar-Arapların astronomi biliminin imkânlarından pratik hayatta ve dini vecibelerin yerine getirilmesi konusunda faydalanmış oldukları savunulabilir. Müslüman-Araplar ibadet vakitlerinin belirlenmesi için Muvakkithaneler mışlardır. Astronomi eğitimi veren bu kurumlar araştırma içerikli bir gözlemevi vazifesi de görmekteydi.25 Bu ıdan bakıldığında İslam nyası’nda gözlemevlerinin Emeviler tarafından başkent Dimaşkta am) inşa edilmeye

 

 

 

 

 

21 Fuat Sezgin, a.g.e., II, s.4.

22 Fuat Sezgin, a.g.e., II, s.4.

23 Fuat Sezgin, a.g.e., II, s.4.

24 Ali Bakkal, a.g.m., s.198.

25 Yavuz Unat, İslamda ve Türklerde Zaman ve Takvim”, Türk Dünyası Nevruz Ansiklopedisi,

İstanbul 2004, s.15-16.


 

başlandığı savunulabilir.26 zlemevlerinde dakik gözlemler yalmış27 ve bu rasatlar neticesinde elde edilen sonuçlar İslam Dünyası’nda ilk astronomi tablosu olan “Zici” ortaya çıkarmıştır. Ünlü bilgin Bîrûnî parşömen kâğıdı üzerine çizilmiş astronomik tablolar içeren bu Zîc'den bahsetmektedir. Bu Zicde Diokletion Dönemi’ne (Kıpti Takvimi’ne) göre oluşturulmuş verilerin olduğundan söz etmiş, a bilinmeyen bir yazarın hicretin 90-100 (710-719) yılları arasında gözlemlenen güneş tutulmaları ve horoskoplar içeren eklemeler yaptığı belirtmiş ve bu eklemelerde Bust şehrinin enleminin 320 olduğunu ifade etmtir.28

 

ABBASİLER DÖNEMİ’NDE ASTRONOMİ

 

Abbasiler Dönemi’nde Halife Mansur, Harunreşid ve Memun dönemlerinde astronomiye dair çalışmalar yalmıştır. Bu çalışmalar çeviri faaliyetleri ile başlamış, zamanla gözlemsel astronomi şeklinde devam etmiştir.

 

Halife Memun Döneminde Astronomi

 

Abbasiler nemi’nde doğal sınırlara ulaşılmış ve fetih politikasının yerini bilimsel ve kültürel etkinlikler almıştır. Müslüman-Araplar çevre uygarlıklarla etkileşim içerisine girmiş ve Ortaçağ İslam nyası’nda bir Rönesans süreci başlatmışlardır. Bu süreçte Kuzey Suriye yolu ile Mezopotamya kültüründen astronomi, matematik ve tıbba ilişkin veriler; Yunan-Roma kültüründen felsefe, fizik, tıp, geometri, astronomi, mekanik ve mantık gibi bilim dalları; Mısır yolu ile kimya; İran yolu ile İran-Hint tıbbı ile ilgili eserler ve Hint matematiği İslam kültürüne girmiştir.29

 

Müslüman Araplar önce İran ve Hint kaynaklı astronomi bilgileri kullanmışlardır. Ancak daha sonra Antik Yunan astronomisi ile tanışmış ve Batlamyus (Ptoleme) geleneğine geç yapmışlardır. VIII. yüzyılın ikinci yarısında Bağdat’ta parlayan astronomi çalışmala İran-Hint astronomi çalışmalarına dayandırılmıştır. M.S. 555 yıllarında Sasani hükümdarı Adil Nuşirevan Dönemi’nde büyük bir olasılıkla Hindistan astronomi teorileri ve çalışmalaesas alarak oluşturulan Zic-i Şahi” veya “Zic-i Şehriyar” (Kralın Tabloları)’dan yararlalmıştır. Güne, gün ortasına değil; gece yarısından başlandığı gibi bazı özellikleri bulunan ve İslam astronomisini etkileyen bu eser meşhur astrolog Ebu Mer’in” şerhi ile birlikte Ebul Hasan et-Temimi” tarafından Arapçaya çevrilmiştir. “Zic-i Şahi” Sasanilerin Jüpiter-Sarn birleşmesi konusunda ısrarcı oldukları30 ve Sasanilerin astronomi mirasının üzerine İslam astronomisinin oluşumuna temel teşkil eden ilk

 

 

 

26 Ali Bakkal, a.g.m., s.199.

27 Yavuz Unat, İslamda ve Türklerde Zaman ve Takvim”, s.15-16.

28 Ali Bakkal, a.g.m., s.200.

29 Zeki Tez, a.g.e., s.2.

30 Seyyid Hüseyin Nasr, İslam’da Bilim ve Medeniyet, Çev: Naci Avcı-Kasın Turhan-Ahmet Ünal,


 

kaynaklardan biridir.31 “Zic-i Şahi” Mansur Dönemi’nde öne çıkan İbnül Nevbaht” ve Maşallah” gibi bilginlerin astronomi faaliyetlerine temel oluşturmuştur.32

 

Ortaçağ’da Hıristiyan Dünya IV. ve X. yüzyıllar arasında karanlık bir dönem geçirmiştir. Ancak Ortadoğu'da yeni bir din olan İslamiyet doğmuş ve kısa sürede yayılmıştır. Müslüman-Araplar Hıristiyanların sahip çıkmadıkla bilim, kültür ve felsefe mirasına talip olmuşlardır. VIII. ve IX. yüzyıllarda Müslümanlar-Araplar Yunan eserlerinin büyük bir bölümü Arapçaya çevirmiş ve insanlığın ortak mirası olan bilimin gelişimine katkıda bulunmuşlardır.33

 

Abbasiler Dönemi’nde (750-1258) Müslüman-Arapların Emeviler Dönemi’nde başlattıkları astronomi içerikli eserlerin Arapçaya çevrilmesi faaliyetlerine devam edilmtir. Bu durumun ortaya çıkmasında İran kültürünün ve Sasanilerin önemli bir etkisi olmuştur. Sasaniler Dönemi’nde İran’ın Huzistan bölgesinde (Ahvaz) Cundişapur denilen bir kent kurulmuştu. Sasani hükümdarı I. Şâpur (241-272) yeni kurulan Cundişapura Yunan esirleri yerleştirmiş ve bu esirlerden Cundişapurda bir tıp ve felsefe okulu kurmalarını istemiştir. Böylece Cundişapur kentinde köklü bir Yunan kültürü ortaya çıkmıştır. Abbasilerin ikinci halifesi Mansur nemi’nde (754-775) Cundişapur’daki tarihsel mirasa Müslüman-Araplar sahip çıkmışlardır. Bu dönemde birçok bölgede çeviri uğraşısı tekrar gündeme gelmiştir.34

Gezegenlere meraklı olduğu için Fars, Hint ve Rum bölgelerinden birçok astronomi bilimci Bağdat’ta gelerek halife Mansur’un hizmetine girmiş ve himayesinde çalışmışlardır.35 Hicretin 156. yılında Mankah el-Hindî adlı36 Hintli bir elçi huzuruna çıktığı Halife Mansur'a Kardagaların Kra Figar ana37

Brahmaguptanun astronomiye dair istihsal edilen Sindhanta (Sindhind) adlı eserini sunmuştur.38 Halife Mansur Hint elçisinin sunduğu kitabın Arapçaya tercüme edilmesini ve seyyarelerin (gezegenlerin) hareketlerini ifade eden bir eserin

 

 

31 Fuat Sezgin, a.g.e., I, s.8.

32 Seyyid Hüseyin Nasr, İslamda Bilim ve Medeniyet, s.175; Zeki Tez, a.g.e., s.81.

33 Yavuz Unat, Tarih Boyunca Türklerde Astronomi, s.158.

34 Zeki Tez, a.g.e., s.37; Dini görüş ayrılıkları nedeni ile Bizanstan kaçarak İrana sığınan ve Cundişapur gibi ltür merkezini meydana getirmiş olan bilgin ve düşürlerin İslam dünyasında ortaya çıkan ilk bilimsel faaliyetlerin gelişmesinde önemli katkıları olduğu ifade edilmektedir. Bu bilim insanlarının Yunanca bilmeleri birçok klasik eserin Arapçaya tercüme edilmesini sağlamıştır. Bkz. https://www.academia.edu/6280761/Battânî_ve_c- i_Sâbî_Ad_Astronomi_Eseri (26.09.2016).

35 Yavuz Unat, İslâm Dünyasında Astronomi Çalışmaları ve İslâm Astronomisinin Batı'ya

Etkileri”, Ortaçağ İslam Dünyası’nda Bilim ve Teknik (Makaleler), Ankara 2008, s.184.

36 https://www.academia.edu/6280761/Battânî_ve_c-i_Sâbî_Ad_Astronomi_Eseri (26.09.2016).

37 Otto Neugebauer, Astronomy and History Selected Essays, Newyork 1983, s.136.

38 Said El-Endülüsi, Tabakatül-Ümem, (Çev: Ramazan Şeşen), İstanbul 2014, s.19; Ali Bakkal,

a.g.m., s.198.


 

yazılmasını emretmtir.39 Bu astronomi kitabının tercümesi ile İbrahim el-

Ferazi ve oğlu Muhammed” vazifelendirilmiştir.40

 

VI. yüzyılda Hindistanda yaşamış olan Brahmaguptanın astronomi, matematik ve trigonometri açısından büyük önem taşıyan Sindhanta (Sindhind) ad eser Sanskritçeden Arapçaya çevrilmiştir.41 Halife Memun Dönemi’ne kadar Müslüman-Araplar tarafından kullalan bu eser ile Hint rakamla İslâm kültürüne girmiştir.42 Bir hayli hacimli ve karmaşık erikli olan bu eser Hint astronomisinin en önemli eseri olarak kabul edilmektedir.43 Muhammed İbrahim el-Fezarinin tercümesi olan bu eser Zicûs-Sind-Hind el-Kebîr” a ile almıştır. Halife Mansur Grekçe, Süryanice, Sanskritçe ve Farsçadan tercüme ettirdiği eserler için sarayda Hizâne'l-Hikme adlı bir kütüphane tahsis etmiştir.

 

Harunreşid Dönemi’nde Astronomi Faaliyetleri

 

Abbasilerin ikinci halifesi Mansur Dönemi’nde Müslüman-Arapların astronomi alanında yaptıkları tercüme faaliyetleri Hint ve İran astronomisinin etkisi ile devam etmti. Ancak Halife Harunreşid Dönemi’nde küçük bir değiklik olmve Hint- İran astronomisinin yerini devam eden tercüme faaliyetlerinde Yunan astronomisi almıştır.

 

Harunreşid Dönemi’nde (786-809) daha önce başlayan telif ve tercüme hareketleri yeniden hız kazanmıştır. Halife Mansur Dönemi’nde devlet sarayında kurulan Hizâne'l-Hikme44 adlı kütüphaneye (Bağdat Kitaplığı) Ebu Sehl İbn Nevbaht” yönetici olarak tayin edilmiştir.45 İranlı bir mühtedi olan Ebu Sehl el-Fazl b. Nevbaht, Harun Reşid’in emri ile Farsçadan birçok eser tercüme etmtir.46 Bu tercüme edilen eserler arasında astroloji (İlm-i cûm-yılzlar bilimi) ile ilgili eserleri de bulunmaktadır. Ebu Sehl İbn Nevbaht, astroloji (İlm-i Nücûm-yılzlar bilimi) ile ilgili eserleri Farsçadan (Pehlevice) Arapçaya tercüme etmtir.47

 

 

 

 

39 Otto Neugebauer, Astronomy and History Selected Essays, s.136.

40 Said El-Endülüsi, a.g.e., s.19; https://www.academia.edu/6280761/Battânî_ve_c-

i_Sâbî_Ad_Astronomi_Eseri (26.09.2016).

41 J. L. E. Dreyer, A History Of Astronomy From Thales To Kepler, Newyork 1953, s.244; https://www.academia.edu/6280761/Battânî_ve_c-i_Sâbî_Ad_Astronomi_Eseri (26.09.2016); Bazı kaynaklarda Sindhind ad eserin Farsçadan Arapçaya çevrildiği ifade edilmektedir. Bkz. Esin hya-Hüseyin Gazi Topdemir, İlk Müslüman Türk Devletlerinde Bilim”, Türkler Ansiklopedisi, Cilt-V, Ankara 2002, s.1106.

42 Said El-Endülüsi, a.g.e., s.19.

43 Fuat Sezgin, a.g.e., I, s.9; Fuat Sezgin, a.g.e., II, s.5.

44 Ali Bakkal, a.g.m., s.198.

45 Zeki Tez, a.g.e., s.6.

46 Ali Bakkal, a.g.m., s.199.

47 Zeki Tez, a.g.e., s.6.


 

 

Anadolu’dan bazı eserlerin Bağdat’a taşınarak Arap diline çevrildiği de görülmektedir. Ankara ve Ammûrîye (Emirdağ yakınlarında eski bir şehir) fethedilm ve burada bulunan eserler Bağdata getirilerek Yuhanna b. Mâseveyh” başkanlığında kurulan bir heyet tarafından Arapçaya çevrilmiştir.48

 

Harunreşid Dönemi’nde (786-809) İslam astronomisini etkileyen asıl gelişmenin Batlamyus’un (Ptoleme) Almagest” adlı eserinin Arapçaya çevrilmesi olduğu iddia edilebilir. Halife Mansur Dönemi’nde Arapçaya çevrilen Sindhind” adlı eserin çevirisinden tahminen 25 yıl sonra bir devlet ve bilim insanı olan Yahyâ b. Hâlid el-Bermekî’nin (120-190/738-805) arzusu ile Batlamyus’un (Ptoleme) Almagest” adlı eseri Arapçaya tercüme edilmiştir.49 Batlamyus’un Almagestadlı eseri IX. yüzyılın başlarında muhtemelen Yahudi Sahl el-Tebârî” tarafından ilk kez Arapçaya tercüme edilmiştir.50 Batlamyusun (Ptoleme) Almagest” adlı eseri karmaşık ve hacimli bir kaynak olarak betimlenmiştir.51

 

Almagest” adlı eserin çevrilmesi ile bazı Yunanca terimlerin Arapçaya girmiş olduğu savunulabilir. Yunanca yıldız adlarının Arapçaya çevirileri ile Arapların ağızdan ağıza dolaşan -Aldebaran, Algenib, Algol, Alkor, Atair, Vega, Antares, Adhara, Almach, Alphard, Betelgeuze, Deneb, Formalhaut, Rigel, vb. durağan yıldız adları bir araya gelmiştir. Çoğu halk diline girmiş olan Zenit, Azimut, Nadir, Almukantar, Alhidade, Teodolit, vb. astronomi terimleri de Arap astronomisinden gelmektedir. Ayrıca Türkler tarafından İslam gözlemevlerinde geliştirilen ve Avrupada turkuet” veya torketem” diye ifade edilen ı ölçmeye yarayan gözlem aytı Arap diline gmiştir.52

 

Memûn Dönemi’nde Astronomi Çalışmaları

 

Abbasi halifesi Memûn Dönemi’nde (813-833) astronomi çalışmala ivme kazanmış ve Yükselme Dönemi” (Gırnata Devleti’nin yıkılmasına kadar) sürecine girmiştir.53 Bu nemde bir taraftan tercüme faaliyetleri devam ederken diğer taraftan inşa edilen gözlemevleri vasıtaile rasat çalışmala yalmıştır.

 

Beytül-Hikme ve Astronomi Faaliyetleri

 

 

 

48 Ali Bakkal, a.g.m., s.198-199.

49 Almagest ad eser astronomi konusunda temel bir kaynak olarak kabul edilmektedir. Bkz. Said El-Endülüsi, a.g.e., s.29; Bilgin ve sanatçılar hamisi olan Yahya b. Halid el-Bermekî bu ilk çeviriden memnun olmadığı için, fark bilim insanlarını aynı eseri yeniden çevirmekle görevlendirmişti. Bkz. Fuat Sezgin, a.g.e., I, s.9.

50 Zeki Tez, a.g.e., s.80; Bu eserin adı bilinmeyen bir çevirmen tarafından Arapçaya tercüme edildiği

ifade edilmektedir. Bkz. George Sarton, Ancient Science And Modern Civilization, Newyork 1954, s.64.

51 Fuat Sezgin, a.g.e., II, s.5.


 

 

İslam Devletleri Tarihi’nde astronomi çalışmala geek anlamda Abbasi halifesi Memûn Dönemi’nde başlamıştır.54 Cundişapur Akademisi örnek alınarak oluşturulan55 Beyl-Hikme (Bilgelik Evi) Halife Memûn tarafından 830 yılında Bağdat’ta kurulmuş ve bir tercüme-araştırma merkezi olarak kullalmıştır.56 Bu kurumunun başkanlığına Memûn Dönemi’nde Süryanice ve Arapça kitaplar yazmış olan ve Yunanca bilen Yuhanna ibni Mâseveyhî getirilmiştir. Halife Mütevekkil Dönemi’nde ise bu kurumun başkanlığına Yuhanna ibni Mâseveyh’in öğrencisi olan Huneyn ibni İshaktayin edilmiştir.57 Beyl-Hikme kurumunda birbirinden değerli bilim insanla çalışmıştır. Ebû Yahya ibn Batrîk, Sâbit ibn Kurre”, Haccâc ibn Yûsuf ibn Matar58, Fadl İbn Nevbaht,Harezmî59, Ebu Yusuf el-Kindî60, İbni Mukaffâ” ve Hıristiyan alı Kosta ibni Luka”61 gibi bilginler ve çevirmenler bu değerli bilim insanları arasında gösterilebilir.

 

Beyl-Hikme kurumunda çalışan bilim insanla ve bu bilim insanlarının yürüttükleri kültürel etkinlikler devlet tarafından desteklenmiştir.62 Ünlü çevirmenlere çalışmalarına karşılık ayda 500er altın ödeme yalmıştır. Halife Memûn çevirdiği kitapların karşılığı olarak Huneyn ibn İshâka ağırlığınca altın ödediği için İslam Devleti’nin hazinesi tehlikeye düşmüştür.63 Bir başka rivayete göre Halife Memûn sadece Grekçeden yaptırdığı çeviriler için 300 bin dinar ödeme yapmıştır. Hatta bazı tercümeler terazinin bir kefesine konmuş ve altın tozu ile tartılarak mütercim ödüllendirilmiştir.64

 

 

 

54 James Evans, The History And Pratice Of Ancient Astronomy, Newyork 1998, s.25; https://www.academia.edu/6280761/Battânî_ve_c-i_Sâbî_Ad_Astronomi_Eseri (26.09.2016); Yavuz Unat, İslâm Dünyasında Astronomi Çalışmaları ve İslâm Astronomisinin Batı'ya Etkileri, s.184.

55 Esin Kâhya-Hüseyin Gazi Topdemir, a.g.m., s.1107.

56 Yavuz Unat, İslâm Dünyasında Astronomi Çalışmaları ve İslâm Astronomisinin Batı'ya Etkileri, s.185; James Evans, a.g.e., s.25; Salim Aydüz, Osman Devleti'nde Müneccimbaşılık”, Osman Bilim Araşrmaları Dergisi, Sayı:1, İstanbul, 1995, s.160-161; https://www.academia.edu/6280761/Battânî_ve_c-i_Sâbî_Ad_Astronomi_Eseri (26.09.2016); Micheal Hoskin, The Cambrige İllustrated History of Astronomy, Newyork 1997, s.50; Fuat Sezgin, a.g.e., I, s.10; Colin A. Ronan, Bilim Tarihi: Dünya Kültüründe Bilimin Tarihi ve Gelişimi, Çev: Ekmeleddin İhsanoğlu-Feza Günergün, Ankara 2003, s.228; Ali Bakkal, a.g.m., s.199.

57 Zeki Tez, a.g.e., s.35-36.

58 https://www.academia.edu/6280761/Battânî_ve_c-i_Sâbî_Ad_Astronomi_Eseri (26.09.2016).

59 Esin Kâhya-Hüseyin Gazi Topdemir, a.g.m., s.1108.

60 Colin A. Ronan, a.g.e., s.228.

61 Zeki Tez, a.g.e., s.36.

62 James Evans, a.g.e., s.25; Salim Aydüz, a.g.m., s.161; Esin Kâhya-Hüseyin Gazi Topdemir,

a.g.m., s.1108.


 

 

Bu kurumda tercüme faaliyetlerinin yalması için ünlü astronomi bilimciler ve matematikçiler bir araya getirilmiştir.65 Yunan bilimlerinin hayra olarak bilinen Abbasi halifesi Memûn, Yunanca eserleri Bizans’tan ve fethedilen diğer kültür merkezlerinden Bağdat’a getirtmiş ve bu eserleri Arapçaya tercüme ettirmiştir.66

Ancak çeviri faaliyetleri yalnız Yunanca ile sınırlı kalmamış, Farsça (Pehlevice) Sanskritçe ve Süryanice dillerinden tercümeler de yalmıştır.67 Astronomi ve astrolojiye dair eserlerin Arapçaya tercüme edilmesi ile astronomi ve astroloji Müslümanlar arasında tanınmaya başlanmıştır.68

 

Büyük bir kütüphaneye sahip olan69 Beyl-Hikme’nin bir çeviri ve araştırma merkezi olduğu bilinmekle birlikte rasat çalışmalarının yalğı bir yer olduğu da savunulmuştur. Bu kurumda bir gözlemevinin bulunduğu iddiaları bulunmaktadır.70 Nitekim kurulan gözlemevi vatası ile Müslüman âlimler tercüme edilen eski eserlerde bulunan astronomi bilgilerinin doğru olup olmağını kontrol etmeye çalışmışlardır.71 Bu yönü ile balğında Beytül- Hikmenin yalnız bir tercüme bürosu olarak çalışmadığı ay zamanda rasat çalışmalarının yaldığı bir araştırma kurumu olarak da görev yaptığı savunulabilir.

 

Batlamyus’un Almagest” adlı eserinin Beytü’l Hikme kurumunda da tercüme edildiği görülmektedir. Daha önce Harunreşid Dönemi’nde ilk kez Arapçaya tercüme edilen Batlamyus’un Almagest” adlı eseri,72 Halife Memûn Dönemi’nde Haccâc ibn Yûsuf ibn Matar” tarafından ikinci; sonra Huneyn b. İshak ile oğlu İshak tarafından üçüncü defa tercüme edilmiştir. Bu eser zamanla Sâbit b. Kurra tarafından zeltilmiştir.73 Almegest” adlı eserin üzerinde Sâbit b. Kurre’nin dışında İslam bilim tarihinin klasik dönemi boyunca Câbir b. Hayyân, Fergânî, Hâzin, İbnü’l-Heysem, Câbir b. Eflah ve İbn Rüşd gibi âlimler defalarca çalışmış veıklamalar-özetler yazmışlardır.74

 

 

 

 

 

65 Esin Kâhya-Hüseyin Gazi Topdemir, a.g.m., s.1107.

66 Fuat Sezgin, a.g.e., I, s.10; https://www.academia.edu/6280761/Battânî_ve_c-

i_Sâbî_Ad_Astronomi_Eseri (26.09.2016).

67 Zeki Tez, a.g.e., s.35.

68 Salim Aydüz, a.g.m., s.161.

69 Esin Kâhya-Hüseyin Gazi Topdemir, a.g.m., s.1108.

70 Zeki Tez, a.g.e., s.35.

71 Colin A. Ronan, a.g.e., s.228.

72 Zeki Tez, a.g.e., s.80; Bu eserin adı bilinmeyen bir çevirmen tarafından Arapçaya tercüme edildiği

ifade edilmektedir. Bkz. George Sarton, a.g.e., s.64.

73 Said El-Endülüsi, a.g.e., s.29; https://www.academia.edu/6280761/Battânî_ve_c-

i_Sâbî_Ad_Astronomi_Eseri (26.09.2016).


 

 

Halife Memun Dönemi’nde Gözlemevleri ve Rasat Çalışmala

 

Ortağ İslam nyanda Emeviler Döneminde ibadet saatlerini belirlemek amacı ile gözlemlerin yalğı Muvakkithane adı verilen esseseler kurulmuştur. Abbasiler Dönemi’nde ise duyarlı, zenli, hassas ve dakik rasatlar yapmak için tam teşekkülü ilk gözlemevleri inşa edilmiştir.75 Bu yönü ile balğında gözlemevlerinin gerçek anlamda Abbasiler tarafından kurulduğu savunulabilir.

Abbasiler nemi’nde ilk gözlemevleri Halife Memûn Devrinde kurulmuştur. Bu dönemde önce Bağdat’ta Şemmâsiye, sonra Şam’da Kasîyun gözlemevi yalmıştır.76 Ancak bu gözlemevleri henüz gelişme aşamasında olmala nedeni ile çalışma programla sadece güneş ve ay gözlemlerine dayandırılmıştır. Bu rasathanelerde belirli amaçları gerçekleştirmek için görev alan bilim insanla

birbiri ile işbirliği halinde çalışmışlardır. Bu ıdan balğında bu rasathanelerin

birbirlerinin eksikliklerini tamamladıkları savunulabilir.

Bu gözlemevlerinde donanım ısından daha önce inşa edilen rasathanelerden farklı bir özellik bulunmaktaydı. Bu iddiayı kullalan araç-gerlere ve gözlemevlerinin yapısının farklılığına dayandırabiliriz. Dakik, düzenli, hassas ve duyarlı ölçümler yapmak için rasat aletlerinin boyutla büyütülmüştür. Sabit bir yere inşa edilmiş olan bu gözlemevlerinin, özenle imal edilmiş aletleri, hususi çalışma yerleri, kütüphaneleri, gözlemcileri, hesapçıları ve rasatladeğerlendiren astronomları bulunmaktaydı. Ayca araştırmacılara yardımcı olmak in idari elemanlar da görevlendirilmiştir. 77

Abbasiler Dönemi’nde açılan gözlemevlerinde devrin önde gelen astronomlaçalışmıştır. Şemmâsiye ve Kasîyun gözlemevlerinde Yahya ibn Ali Mansur,

Sanad ibn Ali, Abbas ibn Said el-Cevheri, “el-Harezmî, Habeş el-Hâsib, el-Fergâni78, Halid ibn Abdülmelik el-Marvrûdide, Ali ibn el-Usturlâbî79, Beni Mûsa kardeşlerden Ahmed” ile Muhammed” ve el-Battânî” gibi değerli astronomlar görev almışlardır. Bu astronomlardan bazıla bu gözlemevlerinden

yalnız birinde, bazıla bu gözlemevlerinden her ikisinde, bazıla da Beyl-

Hikme ile bağlantılı çalışmışlardır.80

Abbasiler Dönemi’nde inşa edilen Şemmâsiye ve Kasîyun gözlemevleri vatası ile astronomik ıdan önemli çalışmalar yapılmıştır. sman astronomi

 

75 Esin Kâhya-Hüseyin Gazi Topdemir, a.g.m., s.1108.

76 Said El-Enlüsi, a.g.e., s.21; Yavuz Unat, İslâm Dünyasında Astronomi Çalışmaları ve İslâm

Astronomisinin Batı'ya Etkileri, s.185; Fuat Sezgin, a.g.e., I, s.6,11; Ali Bakkal, a.g.m., s.200.

77 Esin Kâhya-Hüseyin Gazi Topdemir, a.g.m., s.1108.

78 Said El-Endülüsi, a.g.e., s.21.

79 Esin Kâhya-Hüseyin Gazi Topdemir, a.g.m., s.1108.

80 https://www.academia.edu/6280761/Battânî_ve_c-i_Sâbî_Ad_Astronomi_Eseri (26.09.2016); Yahya ibn Ali Mansur”, Sanad ibn Ali”, Abbas ibn Said el-Cevheri”, el-Harezmî”, Hab el- Hâsib”, el-Fergâni” gibi astronomlar her iki gözlemevinde de çaşmışlardır. Bkz. Said El- Endülüsi, a.g.e., s.21.


 

 

bilimcileri uzun yıllar süren rasat çalışmalana imza atmışlardır. Bu gözlemlere er-Rasadu1-Memûnî” denilmiştir.81 Rasatlar sonucunda ulaştıkla gözlem verilerini “Zîc” adlı tablolarda toplamışlardır.82 Bu dönemde yalan rasat çalışmala “Zîc-i Mumtahan83 veya “Zîc-i Memûnî” 84 adlı eser ile ortaya konulmuştur. Bu eserin müellifi Halife Memun’un astronom-astroloğu “Yahya b. Ebu Mansur” olarak gmektedir.85 Bu zic, Batlamyus’un Almagest” adlı eserinden sonra yazılan en önemli astronomi kaynağı olarak kabul edilmektedir.86

Şemmâsiye ve Kasîyun gözlemevlerinde yalan çalışmalardan en önemlisi ekliptik eğiminin hesaplanmasıdır. Eskiçağ’da Yunanlar tarafından ekliptik eğimi 230 511

2011 olarak tespit edilmti.87 Bu dönemde de ekliptik eğiminin hesaplanmaçalışmala yeniden ele alınmıştır. Halife Memun Dönemi’nde Yahya b. Ebu Mânsûr” ekliptik eğimini bulmakla görevlendirilmiştir. Şemmâsiye

zlemevi’nde Yahya b. Ebu Mânsûr” tarafından yalan rasatlar sonucunda 230

33 değerine ulaşılmıştır.88 Rasat çalışmala sonucunda günümüzde kabul edilen

230 27′ 08′′ değerine çok yakın olan 230 33 değerinin bulunma bize Halife Memûn

Dönemi’nde yalan çalışmaların başarısını göstermektedir.

Abbasi halifesi Men'un Dönemi’nde yalan önemli çalışmalardan bir diğeri Dünya’nın çapının ve çevresinin ölçülmesi olayıdır. Halife Memûn’un emri ile meridyenin 10'lik yayının belirlenmesi ve bu yolla nya’nın ça ve çevresinin belirlenmesi çalışmala başlatılmıştır. Biri Sincar Ovası’nda; diğeri ise Palmyra (Tadmur) ve Rakka arasında olmak üzere iki ölçüm yalmış ve 10'lik yay uzunluğu

56 ¼ mil ve Dünyanın çevresi de yaklaşık 20256 mil (yaklaşık 40 bin km) olarak belirlenmiştir. Bu değerler uzun ve yorucu bir çalışma sonucunda ortaya çıkan ve titiz bilimsel yöntemler uygulanarak gerçekleştirilen ilk ölçümdür. Günüzde

 

 

 

 

81 Said El-Endülüsi, a.g.e., s.21.

82 Esin Kâhya-Hüseyin Gazi Topdemir, a.g.m., s.1108.

83 Said El-Enlüsi, a.g.e., s.21; Yavuz Unat, İslâm Dünyasında Astronomi Çalışmaları ve İslâm Astronomisinin Batı'ya Etkileri, s.185; David A. King, İslamic Astronomy and Geography, Burlington 2012, s.161.

84 https://www.academia.edu/6280761/Battânî_ve_c-i_Sâbî_Ad_Astronomi_Eseri (26.09.2016).

85 David A. King, a.g.e., s.16; Bazı kaynaklarda bu zicin müellifi 825-835 yıllarında gözlemler yapan Hab el-Hâsib olarak geçmektedir. Bkz. https://www.academia.edu/6280761/Battânî_ve_c-i_Sâbî_Ad_Astronomi_Eseri (26.09.2016).

86 Ali Bakkal, a.g.m., s.200.

87 Yavuz Unat, İslâm Dünyasında Astronomi Çalışmaları ve İslâm Astronomisinin Batı'ya Etkileri, s.185; Esin hya-Hüseyin Gazi Topdemir, a.g.m., s.1109; https://www.academia.edu/6280761/Battânî_ve_c-i_Sâbî_Ad_Astronomi_Eseri (26.09.2016).

88 Bîrûnî, Tahdîdü Niyâti’l-Emâkin, (Çev: Melek Dosay Gökdoğan-Tuba Uymaz), Ankara 2013,

s.46; İbl Kıftî, “Halife Memûn’un ölümünden sonra Yahya b. Ebu Mânsûr tarandan yürütülen astronomi zlemlerinin kesildiğini dile getirmiştir.” Bkz. İbnul-Kıftî, Târîhu’l-Hukemâ, (Nşr. Julius Lippert), Leipzig 1903, s.357-359.


 

 

kabul edilen 24.901 mil (40.075 bin km) değerine yakın bir değer olan 20256 mil (yaklaşık 40 bin km) değerinin bulunma kayda değer bir başa olarak görülebilir. Abbasiler Dönemi’nde astronomik ölçümler konusunda yeni yöntem ve metotların kullalğı görülmektedir. Bu yeni yöntem ve metotlara Halife Memun Dönemi’nde rastlamak mkündür. Bizans’a yalan bir sefer sırasında Halife Memûn, astronom ve matematikçi Sanad ibn Alîye bir meridyen derecesinin ölçülmesi emrini vermiştir. Sanad ibn Alî kullanmış olduğu yeni bir yöntem ile deniz seviyesinden yüksekte bulunan bir kıyıda batmakta olan güneşin batışını ölçmüş ve bu ölçüme dayanarak nyanın yarıçapını trigonometrik olarak hesaplamıştır.89

Halife Memun Döneminde ekvatorun, enlem ve meridyen dairelerinin boyları, iki boylam arasındaki mesafeler dakik bir şekilde ölçülmüştür.90 Musul yakınlarında yalan meridyen ölçümüler sonucunda günümüzde kabul edilen 110.938 metre değerine çok yakın olan 111.814 metrelik bir uzunluk ölçüsü bulunmuştur.91

Halife Memûn’un astronomla ile yürüttüğü çalışmalardan biri de kıblenin yönünün olabildiğince kesin bir şekilde belirlenmesi işi olmuştur. Yürlükte bulunan astronomik cetvellerin koordinatlarına güvenmek yerine ay tutulmasını şahsen gözlemlemiş ve Bağdat ile Mekke arasında bulunan boylam farkı tespit etmtir. Elde edilen 3°lik boylam farkının (doğrusu 4°37) hayli başarılı olduğu savunulabilir.92

Endülüs Emevilerinde Astronomi

 

Emeviler Devleti (661-750) yıkıldıktan sonra Ümeyye oğulla soyu Abbasiler tarafından baskısı altına alınmıştır. Bu baskıdan kurtulan I. Abdurrahman (756-788) Kuzey Afrika yolu ile İspanyaya gelerek Endülüs Emevileri Devleti’ni (756-1031) kurmuştur. Kurtubayı bilim, kültür ve sanat merkezi olarak kabul etm ve felsefe, astronomi, tıp vb. bilim dallarının medreselerde okutulmasını sağlamıştır.

 

Ortaçağ’da İslam astronomi birikimi Endülüs Emevileri Dönemi’nde İspanyaya taşınmıştır. II Abdülrahman (821-852)93, I. Muhammed b. Abdurrahman (852-

886), II. Hakem Mustansır Billah (961-976)94 ve 1031 yılında Endülüs Emevi halifeliği yıkıldıktan sonra kurulan “Tevaif-i Mülük Dönemi’nde (küçük krallar dönemi) Endülüs astronomisi gelişmeye devam etm ve İslam astronomisi

 

 

89 Fuat Sezgin, a.g.e., II, s.5-6.

90 Said El-Endülüsi, a.g.e., s.21.

91 David A. King, İslamic Math And Science Journal For The History Of Astronomy, Volume- IX, s.214.

92 Fuat Sezgin, a.g.e., I, s.11.

93 Ortaçağda bazı eserlerin Latince, Grekçe ve İbraniceye çevrilmesi ile İslam astronomi birikimi Avrupaya aktarılmıştır. Bu durum Avrupa astronomisinin gelmesine önemli katkılar sağlamıştır. Bkz. Julio Samso, Astronomy and Astrology in al-Andalus and the Maghrib, Burlington 2007, s.313.

94 Burhan Köroğlu, İbn Bâcce'nin Ahlâk ve Siyaset Düşüncesi”, Divan, 1996/1, s.45.


 

ısından Altın bir Çağ ortaya çıkmıştır.95 Bu durumun ortaya çıkmanda çok sayıda bilim insanının Doğuya seyahat ederek astronomi, tıp ve kelam ilminde uzmanlaşıp Endülüs’e geri dönmesi önemli bir rol oynamıştır.96

 

Doğu’da Müslümanlar arasında ilk astronomi doktrinleri Batlamyus'un görüşleri istikametinde şekillenmiştir. Ancak Endülüslü astronomi bilginleri bu doktrinlere karşı çıkarak anti-Batlamyusçu bir anlayış geliştirmişlerdir.97 Endülüs astronomisi daha çok Aristoteles fiziğinin etkisi ile şekillenmiştir. Endülüslü astronomlar Yer’in evrenin merkezinden belli bir miktar kaymasına neden olacağından gezegenlerin hareketlerini (ileri-geri veya yaklaşıp-uzaklaşma) eksantrik ve episiklzenekler ile -yalnız matematiksel değerlerle- açıklanamayacağını ve Yer’in evrenin tam merkezinde olabilmesi için ‘Eksantrik ve episikl’ düzeneklerin Aristoteles fiziği ile de desteklenmesi gerektiğini vurgulamaya çalışmışlardır.98 Bu düşünce XII. yüzyılda Endülüs Emevilerinde İbn Bâcce, İbn Tufeyl, İbn Rüşd ve Bitrûcî gibi astronomi bilimcilerin Batlamyus teorilerine karşı tepkiler ve eleştiriler geliştirmelerine ortam hazırlamıştır.99

 

Fatımiler Dönemde Mısır’da Astronomi

 

İslami dönemde sırda Fatımiler astronomi ile ilgilenmiş ve bu alanda bilginler yetiştirmişlerdir. Fatımiler Dönemi’nde İbn Yûnus ve İbn Heysem yetişen önemli astronomi bilimcilerdir.

 

İbn Yûnusun astronomi ile ilgilenmesinden muhtemelen baba hoşnut değildi. Kaynakların ifade edildiğine göre babası, İbn Yûnus’tan müneccim ve sâhir” olarak bahsetmektedir. Hatta kendisinden hadis bile rivayet edilemeyeceğini söylediği bilinmektedir.100 Fatımi halifelerinden el-Aziz (975-996)101 ve el-Hâkim (996-1021) dönemlerinde rasat çalışmala yapmıştır.102 El-Hâkim’in isteği üzerine Kahireye yakın Mukataam Dağı’nın üzerine103 Rasadul-kimî” a ile bir rasathane inşa etmtir. Bu rasathanenin Kahirede el-Hâkim tarafından kurulan Darül İlimin” bir kampüsü olduğu iddia edilmektedir.104

 

 

 

95 Julio Samso, a.g.e., s.313.

96 Burhan Köroğlu, a.g.m., s.45.

97 Mehmet Özdemir, Endülüs Müslümanları-III, Ankara 1997, s.72.

98https://www.academia.edu/16290988/Ortaç_İslam_Dünyası_nda_Astronomi_Çaşmaları_ve_ Ba_ya_Etkileri_Bilim_ve_Ütopya_Nisan_2003_Sayı_106_İstanbul_2003_s._48_53 (25.09.2016).

99 Fuat Sezgin, a.g.e., I, s.34-35.

100 İbn Hacer el-Askalani, Lisânü’l-zân, Cilt-IV, Beyrut 1390/1971, s.232-233.

101 J. L. Berrggren, Episodes İn The Mathematic Of Medival İslam, Newyork 2003, s.148.

102 Otto Neugebauer, A History Of Ancient Mathematical Astronomy, Newyork 1975, s.8.

103 Ahmad Fouad Basha, “Astronomy And Its Applications İn The Arab Culture, The Contributions

Of The Arab And Islamic Civilizations To Astronomy, İ