• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/imamhuseyin.mescidi?fref=ts
  • https://plus.google.com/u/0/112418602123481358174?tab=wX#112418602123481358174/posts?tab=wX/posts

ANTAKYA İMAM ALİ (a.s.) İNANÇ VE KÜLTÜR DERNEĞİ 
İMAM HÜSEYİN (a.s.) MESCİDİ

HRT - Gönülden Gönüle
Önemli Hadisler
Kütüphane (E-Kitaplar)
Müslüman Bilim Adamları
Özel Şahsiyetler
MUKATTA HARFLER

     








   
Kur’an’ın 29 suresinde mukattaa harfleri yer alıyor. Bunlar toplam olarak 78 harf olup tekrarlar çıkarıldığında 14 harf kalmaktadır. Bu harflere “mukattaa harfleri” veya “nuranî harfler” denmektedir. Bu harfler Kur’an’da kullanım sıralarına göre:

ا ل م ص ر ك ه ي ع ط س ح ق ن

Elif Lem Mim Sad Ra Kef He Ye Âyn Ta Sin Hê Kaf Nun

 

Huruf-u mukattaa’nın Kur’an-ı Kerim’deki yerleri de şöyledir:

         Altı surede “elif-lam-mîm” vardır. Bunlar; Bakara, Al-i İmran, Ankebut, Rum, Lokman ve Secde sureleridir.

         Altı surede “ha-mîm” vardır. Bunlar; Mü’min, Fussilet, Zuhruf, Duhan, Casiye ve Ahkaf sureleridir.

         Beş surede “elif-lam-ra” vardır. Bunlar; Yunus, Hud, Yusuf, İbrahim ve Hicr sureleridir.

İki surede “ta-sîn-mîm” vardır. Bunlar Şuara ve Kasas surelerinde 

A’raf Suresi’nde de “Elif-lam-mîm-sad” bulunmaktadır.

Ra’d Suresi’nde  “elif-lam-mîm-ra” vardır.

         Şura Suresi’nde  “ha-mîm-ayin-sîn-kaf” bulunmaktadır.

Neml Suresi’nde “ta-sîn“, 

Meryem Suresi’nde “kef-ha-ya-ayîn-sad“,

Taha Suresi’nde “ta-ha“, 

Yasin Suresi’nde “ya-sîn“, 

Sad Suresi’nde “sad“, 

Kaf Suresi’nde “kaaf“,

Suresi’nde de “nun” harfi bulunmaktadır.

 

         Bunları şu şekilde de sıralayabiliriz:

         1 Harf ile başlayan 3 sure: Kalem, Kaf ve Sad Sureleri

         2 Harf ile başlayan 9 sure: Yasin, Taha, Neml, Mü’min, Fussilet, Zuhruf, Duhan, Casiye ve Ahkaf sureleri

         3 Harf ile başlayan 13 sure : Şuara, Kasas, Yunus, Hud, Yusuf, İbrahim, Hicr, Bakara, Al-i İmran, Ankebut, Rum, Lokman ve Secde sureleri

         4 Harf ile başlayan 2 sure: Rad ve Araf sureleri

         5 Harf ile başlayan 2 sure: Şura ve Meryem Sureleri

 

         Tüm bunları aşağıdaki tabloda şu şekilde özetleyebiliriz.

ردیف

حروف مقطعه

سوره

تلفظ

1

الم

(البقره) (آل عمران)، (العنکبوت)، (الروم)، (لقمان)، (السجده)

الف، لام، میم

2

المص

(الاعراف)

الف، لام، میم، صاد

3

الر

(یونس)، (هود)، (یوسف)، (ابراهیم)، (الحجر)

الف، لام، را

4

المر

(الرعد)

الف، لام، میم، را

5

کهیعص

(مریم)

کاف، ها، یا، عَین، صاد

6

طه

(طه)

طا، ها

7

طسم

(الشعراء)، (القصص)

طا، سین، میم

8

طس

(النمل)

طا، سین

9

یس

(یس)

یا، سین

10

ص

صلی‌الله‌علیه‌وآله‌وسلم

صاد

11

حم

(غافر)، (فصّلت)، (الزخرف)، (الدخان)، (الجاثیه)، (الاحقاف)

حا، میم

12

حم عسق

(الشوری)

حا، میم، عَین، سین، قاف

13

ق

(ق)

قاف

14

ن

(القلم)

نون

 

         Mukattaa harfleri bazı surelerin başında gelen ve bağımsız bir manası olmayan harflerdir. Bu harflerin tefsirinde değişik görüşler ortaya atılmıştır. En doğru görüş, bu harflerin şifre olduğu ve de peygamber ve imamların onları bildiğidir.

         Kur’an’ın içermiş olduğu mukattaa harfleri hakkında birçok şey söylenmiş. Bunların birkaçı şöyledir:

 

         1- Her suredeki mukattaa harfleri, o surenin adıdır. Nitekim “Yasin”, “Taha” ve “Sad” surelerinin her biri kendi mukattaa harfleriyle adlandırılmışlardır.

 

         2- Bu harfler salt soyut harflerdir. Ses özelliği dışında hiçbir şifre, işaret ve manaları yoktur. Bu harflerin surelerin başına konulmasının hikmeti, lafız ve ses olmaktan öteye geçmez. O dönemde Kur’an okunurken bu harflerin sesleri, Kur’an’a kulak vermeleri için dinleyicilerin dikkatini toplamayı sağlıyordu. Çünkü yoldan geçen Arapların kulağına Kur’an sesinin gitmemesi için düşmanlar sürekli gürültü çıkarmaktaydılar.

 

         3- Bu harfler yemin amaçlı kullanılmıştır. Bu harfler ile yemin etmenin sebebi, tüm dillerde sözün temelinin bu harflere dayanmasıdır.

 

4- Mukattaa harfleri Kur’an’ın müteşabihlerinden olup asla çözümlenmeyecektir. Mutlak meçhuller kategorisinden sayılır ve insanların bunlarla ilgili bilgi elde etme yolu tamamıyla kapalıdır.

 

Yahudi geleneğinde harflere sayısal değerler yüklendiğine dair Hz. Peygamber döneminde meydana geldiği rivayet edilen şu olay da işaret etmektedir:

Ebu Yasir İbn Ahtab, Yahudilerden bazı kişilerle Resulullah'a (s.a.a.) uğramış, Allah Resulü Bakara suresinin baş tarafı olan “Elif Lam Mîm. Onda hiçbir şüphe yoktur... ayetini okuyormuş. O sırada Yasir İbn Ahtab’ın kardeşi Huyey İbn Ahtab yahudilerden bazı kişilerle gelmiş ve demiş ki: “Allah'a yemin ederim ki Muhammed’i (s.a.a.) kendisine indirilen ayetleri okurken duydum.” Ve duyduklarını okumaya başlamış: “Elif Lam Mîm. Onda hiçbir şüphe yoktur...” Ebu Yasir demiş ki sen bunu ondan gerçekten işittin mi? O da evet deyince, Huyey İbn Ahtab Yahudilerden bir grupla beraber Resulullah'ın (s.a.a.) yanına gelip şöyle demişler:

“Ey Muhammed (s.a.a.)! Sen Allah'ın sana indirdiği “Elif Lam Mîm. Onda hiçbir şüphe yoktur... ayetini okuduğunu hatırlıyor musun?” Resulullah da (s.a.a.) evet demiş. Bunun üzerine onlar: “Bu ayeti Cebrail sana Allah katından mı getirdi?” diye sorunca o da evet demiş. Bu defa onlar: “Allah senden önce de peygamberler göndermişti. Ancak seninki dışında biz onların ve ümmetlerinin süresinin ne kadar olduğunu bilmiyoruz” demişler. Huyey İbn Ahtab ayağı kalkarak yanındakilere şöyle demiş: “Elif bir, Lam otuz, Mîm kırk eder. Bu da toplam olarak 71 yıl eder. Demek ki bu peygamberin mülkünün ve ümmetinin ömrü 71 yıldır. Bu durumda onun dinine girecek misiniz?” Sonra da Resulullah'a (s.a.a.) dönerek: “Ey Muhammed! Bu okuduğundan başka da ayetler var mı?” deyince Allah Resulü (s.a.a.): “Evet var” demiş. Nedir onlar deyince

Resulullah (s.a.a.): “Elif Lam Mîm Sad” deyince, o: “Bu daha ağır ve daha uzundur. Elif birdir, lam otuzdur, mim kırktır, sad altmıştır, böylece 131 sene eder. O: “Ey Muhammed daha başkası var mı?” diye sordu. O da: “Evet” buyurdu. “Nedir?” deyince de:

“Elif lam Ra’dır” buyurmuş. Huyey: “Bu daha ağır ve daha uzundur. Elif bir, Lam otuz, Ra ikiyüzdür, böylece 231 sene eder.” Sonra daha başkası var mı demiş: ,

Resulullah (s.a.a.): “Evet var “Elif lam Mîm Ra’dır” buyurmuş. Huyey: “Bu daha ağır ve daha uzundur. Elif bir, Lam otuz, Mîm kırk Ra ikiyüzdür, böylece 271 sene eder. Senin durumun bize karışık geldi. Öyle ki sana çok mu yoksa az mı verildiğini bilemeyiz.” diyerek Resulullah'ın (s.a.a.) yanından ayrılmışlar.

Ebu Yasir kardeşi Huyey b. Ahtab ve beraberindeki hahamlara: “Nerden bileceksiniz! Belki de bunların hepsi Muhammed için toplanmıştır. Yetmişbir, yüzotuzbir, ikiyüzotuzbir, ikiyüz yetmişbir. Bunların hepsinin toplamı 704 yıl eder.” dedi. Onlar da: “Onun durumu bize karışık geldi.” dediler.

هُوَ الَّذى اَنْزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ اٰيَاتٌ مُحْكَمَاتٌ هُنَّ اُمُّ الْكِتَابِ وَاُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌ فَاَمَّا الَّذينَ فى قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَاءَ الْفِتْنَةِ وَابْتِغَاءَ تَاْويلِه وَمَا يَعْلَمُ تَاْويلَهُ اِلَّا اللّٰهُ وَالرَّاسِخُونَ فِى الْعِلْمِ يَقُولُونَ اٰمَنَّا بِه كُلٌّ مِنْ عِنْدِ رَبِّنَا وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّا اُولُوا الْاَلْبَابِ

“O, sana Kitab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir.  Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.” (Al-i İmran 3/7) ayetinin bu kimseler hakkında indirildiği düşünülmektedir. (İbn Kesîr, Ebu’l-Fidâ İsmâîl b. Ömer, Tefsîru’l-kur’âni’l-azîm, Dâru Kahraman, İstanbul 1992, I, 60.)

 

         5- Bu harfler ile sureler arasında bir ilişki vardır. Zira benzer mukattaa harfleriyle başlayan sureleri incelediğimizde, bu surelerin muhteva olarak birbirlerine benzediklerini görmekteyiz.

Bu surelerin birçoğunun ilk ayetlerinde müşahede edilen benzerlik şöyledir: Örneğin “Ha-Mim” ile başlayan surelerin ilk ayetleri “Tilke ayatu’l-kitab” veya bu anlama gelen benzer ibarelerdir. “Elif-Lam-Ra” harfleriyle başlayan sureler de aynı şekildedir. Bu surelerin ilk ayetleri de “Tilke ayatu’l-kitab” ibaresiyle veya aynı anlamdaki farklı ayetlerle başlamıştır. “Ta-Sin” veya “Elif-Lam-Mim” harfleriyle başlayan surelerin ilk ayetlerini de genellikle “Kitapta şüphe yoktur” anlamındaki “La raybe fihi” ayeti veya aynı anlamı içeren başka ayetler oluşturuyor.

 

         6- Bu mukatta harflerinin bazıları özel bir alamettir ve ilahî güzel isimlerden bir isme işarettir. Bazıları da Peygamber-i Ekrem’in (s.a.a) adına yönelik şifreli bir işarettir. İlahî isimlerin her biri birkaç harften müteşekkildir ve her isimden bir harf seçilerek ayrı olarak bazı Kur’an surelerinin başında okunmaktadır.

Cuveyriye, Süfyan es-Sevri’den şöyle aktarmıştır: Cafer b. Muhammed b. Ali b. Hüseyin’e “Ey Allah Resulü’nün oğlu! Yüce Allah’ın kitabında “elif lam mim” diye buyurulan kelimelerin manası nedir?” diye sordular. İmam Sadık (a.s) bunun üzerine şöyle buyurdu: “Bakara Suresinin başında yer alan “elif lam mim”, “ben Allah’ım, sultanım” manasındadır ama Ali İmran Suresinin başında yer alan “elif lam mim” ise “ben Allah’ım, mecidim” manasındadır…”

 

         7- Bu harfler kimsenin haberdar olmadığı Allah ve peygamber arasındaki birtakım şifrelerdir. Araştırmacıların benimsediği görüş budur. Bu konuda Ehlibeyt İmamlarımızın şu sözlerine yer verelim:

         İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Elim lam mim” Allah ile sevgilisi Muhammed (s.a.a) arasındaki bir şifre ve işarettir. Allah, peygamberden başkasının haberdar olmamasını istediği için başkalarının gözünden uzak tutmak ve sadece dostuna açık ve belirgin kılmak gayesiyle onu harfler şeklinde dile getirmiştir. ( İbn Tavus, Sadu’s-Suud, s. 217, Necef baskısı.)

 

İmam Askeri (a.s), Allah-u Teala’nın, “Elif Lam Mim, Bu kitap…” ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: “Yani ey Muhammed! Bu sana indirdiğimiz kitap, elif, lam ve mim gibi mukattaa harflerinden oluşmuştur. Bu Kur’an sizin diliniz ve alfabeniz üzeredir. Eğer doğru sözlü iseniz, onun bir benzerini getiriniz ve bu konuda diğer şahitlerinizden de yardım alınız.” (Mean’il Ahbar, 24/4)

 

         8- Surenin başında zikredilen mukattaa harfleri, bulundukları surenin içinde diğer harflere oranla daha fazla tekrarlanmıştır. Bu harfler, surenin içerisinde söz konusu harflerin daha çok kullanıldığını göstermektedir ve bir mucizedir. Bedreddin Zerkeşî şöyle demektedir: Bu harflerin önemli sırlarından biri, her suredeki kelimelerin çoğunun, sürenin başında yer alan harf ile teşkil olmasıdır. Örneğin “kaf” harfi “kaf” ve “ha mim ayn sin kaf” ile başlayan ayetlerde 57 defa tekrar edilmiş ve bu suredeki diğer harflere oranla daha fazla kullanılmıştır. Elbette “Şems”, “Kıyamet” ve “Felak” sureleri istisnadır. Konunun devamında çağdaş müfessirlerden birisinin bu bağlamda arz ettiği bir noktayı aktaralım:

         Amerika’da bulunan Mısırlı araştırmacı Dr. Reşat, bazı surelerin başında zikredilen mukattaa harfleri hakkında elektronik cihazlar vesilesiyle bazı noktalar keşfetmiştir. Kendisi bu bağlamda şu neticeye varmıştır: Her surenin başında bulunan mukattaa harfleri ile bu harflere sahip olan surenin ayetlerindeki harfler arasında bir irtibat vardır. Bu iddiasını da bir şekilde elektronik cihazlarla ispatladı ve mukattaa harflerinden birinin veya birkaçının yer aldığı 29 surenin her birinde var olan harflerin miktarının, o surenin kendisinde bulunan diğer harflerden daha fazla olduğu neticesine vardı. Yani surenin başında zikredilen mukattaa harfleri, bu surenin içinde diğer harflere oranla daha fazla tekrarlanmıştır. Dolayısıyla miktarı diğer harflere oranla daha fazladır.

         Buradan, Kur’an’ın kendine has lügatinde, cümlelerinin yapısında ve ayetlerindeki mucizenin yanında, harflerinde de mucizenin olduğu anlaşılmaktadır. Zira Kur’an’ın harflerinde de özel bir hesap, uyum ve has bir nazım dikkate alınmıştır.

Bu buluşlar, Bakara Suresinin başında zikredilen mukattaa harfleriyle ilgili zikredilen görüşleri açıklıyor ve ispatlıyor. Bu görüşlerden biri de harflerin yer aldığı surelerin ayetlerindeki kelimelerin uyumlu ve mucizevî oluşudur. Bu görüşler gerçeklere ve hakikate ulaşma yolunda birer pencere olabilirler. (Talaganî, Seyyid Mahmut, Pertuyi ez Kur’an, Tahran, Şirket-i Sehami İntişarat, h.ş. 1363, c. 5, s. 8, dipnot, c. 4, s. 157.)

Mesela bu harflerden "Nun" harfinin Kalem Suresi'ndeki kullanımına bakıldığında, ayetlerin %88.8'inde "Nun" harfi ile kafiye olduğu görülür.

 

9- Bu harfler ile ilgili birçok keşfedilmiş ve keşfedilmemiş matematiksel mucizeler vardır. Mesela Kur’an’da sadece iki yerde mukatta harfi olarak “kaf” vardır. Bunlar Kaf Suresi ve Şura Suresidir. Bazı alimlere göre “kaf” Kur’an demektir. Şöyle ki, her iki surede 57’şer tane ق vardır. Bunların toplamı 114 eder. Bu rakam, Kur’an-ı Kerîm surelerinin toplan adedidir. Demek ki her iki suredeki “kaf”sayısı, remzen Kur’an surelerinin sayısını işaretlemektedir. Zaten her iki surenin mana ve muhtevası da Kur’an’la çok alakalıdır.

 

10- Bu harflerin geçtiği her surede, harflerin farklı tevilleri vardır. Mesela Ca’fer es-Sâdık’tan gelen bir rivayette Meryem Sûresinin başında yer alan كھیعص ’daki ك “Allah bizim şiamıza kâfidir”, ه “Onlara hidayet verendir”, ي “Allah onların dostudur”, ع “Allah itaatkâr olanları bilendir”, ص “onları yüksek makamlara ulaştırma sözünde sadıktır.”  (Bursevî, İsmail Hakkı, Rûhu’l-beyân, Matbaa-i Osmâniyye, ts. I, 28.)

Harflere mana veren benzer bir kullanım şu rivayette de mevcuttur.

Rum kayseri Abbasi halifelerinden birine şöyle bir mektup yazdı:
         Bizim kutsal kitabımız İncil'de "Her kim hakikat üzerine içinde şu yedi harf

"ث, ج, خ, ز, ش, ظ, ف "

olmayan bir sure okursa Allah azze ve celle kıyamet günü onun cesedine cehennem ateşini haram kılar."diye yer almıştır. 

Biz İncil'de, Tevratta ve Zeburda böyle bir sureye rastlamadık. Acaba sizin kutsal kitabınızda böyle bir sure mevcut mudur?

Abbasi halifesi alimleri topladı ve bu soruyu onlara sordu. Ancak alimler de bu sorunun cevabında tutulup kalmışlardı. 

Sonunda İmam Hadi (a.s.) müracaat ettiler. İmam Hadi sorunun cevabında şöyle buyurdu: “Mezkur harflerin olmadığı sure Hamd (Fatiha) suresidir. Bu surede "ث,ج,خ,ز,ش,ظ,ف" harfleri yoktur.” Sordular ey Peygamber evladı bu harflerdeki felsefe nedir?
Buyurdular ki;

1. ( ث ) harfi helaket anlamındaki ( ثبور ‌‌) işarettir.

2. ( ج ) harfi cehennem kuyularından biri olan ( جحیم ) işarettir. 
3. ( خ ) harfi pislik anlamındaki ( خبیث ) işarettir. 
4. ( ز ) harfi cehennem ehlinin yiyeceği olan zehirli ve acı zakkum ( زقوم ) işarettir. 
5. ( ش ) harfi bedbahtlık anlamında ( شقاوت )işarettir. 
6. ( ظ ) harfi karanlık anlamındaki ( ظلمت )işarettir. 
7. ( ف ) harfi afet ( آفت )işarettir.

         Halife bu cevabı Rum kayserine gönderdi. Mektup kaysere ulaştığında çok mutlu oldu ve İslami kabul ederek Müslüman olarak bu dünyadan göçtü.

Ettevarih sayfa 795

 

10- Mukattaa harflerinin tertiple yan yana konmasıyla değişik kelime ve tabirler meydana gelmektedir. Fikir ve düşünce ehli, inanç ve eğilimleri esasınca bu harflerden istifade ederek ilgi duydukları hususların falına bakmışlardır.

قِ هُنَا كَلِمٌ صَرِيحٌ سَطَعَ

“Kı Hüne Kelimün Sariyhûn Setaâ” (Burada parıldayan apaçık kelime vardır, koru). Bu cümle aşırı zorlama bir cümle olup, Arap edebiyatı ve belagati açısından değeri yoktur.

Bu konuda Bedreddin Zerkeşî şöyle demektedir: Bu harflerin terkibinden

نَصُّ حاكِمٍ قَطِيعٍ لَهُ سِرٌّ

“Nassu Hekimin katiin lehu sırrun (kararlı bilgenin sözü sırlıdır)” cümlesi oluşturulabilir. Bir önceki cümleye göre daha düzgün olmakla birlikte yine belagat açısından zayıftır. Ancak Feyz-i Kaşanî şu çıkarımı, Arap Edebiyatı ve Kur’an’ın eşsiz belagatine eşsiz biçimde uymaktadır.

صِراطُ عَلی حَقٌّ نُمْسِکُهُ

 “Sıratu aliyyin hakkun nümsikuhu (Ali’nin yolu haktır, onu izliyoruz)” cümlesini elde etmiştir. (Tefsiru’s-Safi, c. 1, s. 91.)

 Kur’an’ın nazil olduğu dönemden günümüze dek 14 mukattaa harfinden, bu cümle haricinde belagat açısından daha mantıklı bir cümle, Arap Edebiyatçılar tarafından oluşturulamamıştır. Bu söylem Kur’an’ı Kerim’de Hicr Suresinin 41. ayeti ile tam bir uyum içindedir. (Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur.” dedi)

قَالَ هٰذَا صِرَاطٌ عَلَیَّ مُسْتَقيمٌ

 Bu sebeple biz diyoruz ki, Sıratu aliyyin hakkun nümsikuhu cümlesinden daha fasih bir cümle oluşturulamadığı ve oluşturulamayacağı için, mukattaa harflerinin İmam Ali (a.s.) yoluna işaret ettiğini düşünüyoruz.

 

 

 

SADIK AÇIKGÖZ

Antakya İmam Ali (a.s.) İnanç ve Kültür Derneği Başkanı

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
776 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın