• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Haydarah1212
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905343503067
  • https://www.youtube.com/channel/UCIDtgVbhw5jRS3GRD6c0H7g

EHLİBEYT İLE KUR'AN İLMİ DERNEĞİ (EHLİKURAN) 
HATAY - İMAM HÜSEYİN (a.s.) MESCİDİ

İBRAHİM KANADLI
yusuf_ibrahim_kanadli@hotmail.com
NÜBÜVVET
20/01/2021
Nübüvvet, İslam temel inanç ilkelerinin üçüncüsüdür. Nübüvvet kelimesi Arapça bir kelime olup köken olarak üç kelimeye dayanır. Nebe kelimesi “Nebe” haber; “Nebi”de haberci anlamındadır.
“Nebu”, yüce makam anlamındadır. Yani peygamber yüce mevki sahibi olan habercidir.
Nübüvvetin İslam dinindeki anlamıysa: İnsanların hayatını “kurallar” ve “kaideler” le düzene koyacak; önderlik edecek ve yanlışlardan koruyacak olan Allah’ın elçisidir.
Nübüvvet, “ilahi adalet” tecellisinin bir gereğidir.
Bazı düşünce ekolleri insanların “doğru yolu” bulabilmesi için “aklın” yeterli olduğunu, nübüvvetin gerekli bir şart olmadığını iddia etse de gerek dini metinler gerekse tarihi süreç bunun doğru olmadığını ortaya koymuştur.
 
NÜBÜVVET HZ. ÂDEM İLE BAŞLADI
Nübüvvet Hz. Adem’le (a.s.) başlamış ve Hz. Muhammed Mustafa’yla (s.a.a.) tamamlanmıştır.
“Ehl-i Beyt” imamlarından rivayet edilen hadislerde insanlığın hidayeti için Yüce Allah tarafından 313 “Resul” 5 “Ulu’l Azm” olmak üzere 124 bin “Peygamber” gönderilmiştir. “Ehl-i Beyt” ekolünde yalancı ve günahkâr birine güvenilemeyeceğinden dolayı peygamberler “masumdur”, “ismet” sahibidir.
İnsanların peygambere ihtiyacını üç ana başlık altında toplayabiliriz.
Bunlar...
Adalet ihtiyacı: Yüce rabbimiz Hadid Suresi 25. ayette şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz ki elçilerimizi insanlar arasında adaletle hükmetsinler diye kitap, ölçü ve açık delillerle gönderdik.”
Eğitim ihtiyacı: Kuran-ı Kerim’in Bakara Suresi 151. ayeti şöyle buyurmaktadır: “Sizin aranıza içinizden size ayetlerimizi okuyacak, size kitap ve hikmeti ve bilmediklerinizi öğretecek resul gönderdik.”
Nefis tezkiyesi: yüce Allah Al-i İmran 164. ayetinde şöyle buyurmakta: “Allah müminlere kendi içlerinden ayetlerini okuyacak, onları arındıracak kitap ve hikmeti öğretip sapmalarını önleyecek peygamber göndererek ihsanda bulunmuştur.”
İnsanların “peygamber” ihtiyacını izah eden bu üç konuyu kıyamete kadar insanlığa yetecek en geniş açıklamayı peygamberlerin en üstünü olan Muhammed Mustafa (s.a.a.) yapmıştır.
 
TÜM PEYGAMBERLER AYNI NURDAN YARATILDI
روي ان الائمة (ع): اولنا محمد اوصتنا محمد واخرنا محمد
Ehlibeyt İmamlarımızdan Evvelimiz Muhammed (s.a.a) ortancamız Muhammed (a.s) ve sonuncumuz Muhammed (a.f) şeklinde bir rivayet mevcuttur. Bu söylem her ne kadar Ehlibeyt için söylenmiş olsa da peygamberleri kapsamaktadır. Zira Ehlibeytin Evveli Muhammed Mustafa, (s.a.a) ortancası Muhammed Bakır, (a.s) sonuncusu da İmam Muhammed Mehdi’dir (a.f)
124 bin peygamber arasında farklı yönlerden “üstünlük” olsa da onların aynı “nur”dan yaratılmaları hasebiyle “cins” açısından eşittir ve hepsi “nebi”dir.
Yahudilerin Musa ve önceki peygamberleri kabul edip İsa’yı reddetmesi, Hristiyanların İsa ve öncesindeki peygamberleri kabul edip Hz. Muhammed Mustafa’yı (s.a.a.) reddetmesi, Müslümanların ise bütün peygamberleri kabul etmesi dolayısıyla, “Bakara Suresi’nin 285. Ayetinde:
كُلٌّ آمَنَ بِاللَّهِ وَمَلَائِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِ
‘Resuller arasında ayırım yapmayız’; yani hepsinin peygamberliğini kabul ederiz anlamında bir ayet indi.
Tabi bu “ayet-i kerime”; Resuller ve nebiler arasında "fazilet" ve "üstünlük" olmadığını kastetmemiştir.
Ancak maalesef doğru dürüst tefsir okumayan bazı sözde din alimleri ayeti bu şekilde anlamış ve bu yanlış anlayış üzerinden yaptığı bazı yanlış eylemlerin doğru olduğunu ispatlamak istemiştir.
Oysa Yüce Rabbimiz “Bakara Suresi” 253. ayetinde; Peygamberler arasında “üstünlük” ve “fazilet” farkını şu şekilde izah etmiştir:
تِلْكَ الرُّسُلُ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ ۘ مِّنْهُم مَّن كَلَّمَ اللَّهُ ۖ وَرَفَعَ بَعْضَهُمْ دَرَجَاتٍ ۚ وَآتَيْنَا عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَأَيَّدْنَاهُ بِرُوحِ الْقُدُسِ ۗ
“İşte biz, Resulleri birbirlerine böylece üstün kıldık. Bazıları Yüce Allah’la konuştu. Bazılarını derece olarak yücelttik. İsa’yı da ‘Ruhu-l Kudüs’le destekledik.”
 
HASİBİ’NİN “HİDAYET-UL KÜBRA” KİTABI
Bu mübarek "ayet-i kerime" paralelinde çok sayıda rivayetler vardır.
Bunlardan biri de Hasibi’nin “Hidayet-ul Kübra” kitabında zikredilen olaydır:
Yahudi biri, Allah Resulünün huzuruna gelerek; “Ey Muhammed (s.a.a.) Yüce Allah İbrahim’i Halil, Musa’yı kelim edindi, İsa’yı da Ruhu-l Kudüs’le destekledi, Rabbin sana ne verdi ve hangi özelliğinle seni onlardan üstün kıldı?”
Bu soruya Peygamber efendimiz şöyle cevap verdi: “Eğer Yüce Allah, İbrahim’i Halil edindiyse beni de habibi edindi, Habib Halil’den üstündür; Musa’yı da yeryüzünde kelimi edindiyse, benimle Miraç günü semada konuştu, ulvi semada konuşmak yeryüzünde konuşmaktan üstündür. Meryem oğlu İsa’yı da Ruhu-l Kudüs’le desteklediyse beni de Ali bin Ebi Talib’le destekledi, Ali bin Ebi Talib’te Ruhu-l Kudüs’ten üstündür” diyerek sadece birkaç üstünlüğünü dile getirmiştir.
Sonuç olarak peygamberler aynı derece ve makamda değil en üstünleri Muhammed Mustafa’dır (s.a.a) ve “nübüvvet” itikadın olmasa olmazlarındandır.


63 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DOSTLARIMIZIN ÜZERİMİZDEKİ ETKİSİ - 22/01/2021
İnsanın hayatını, görüşlerini, seçimlerini şekillendiren en önemli özelliği sahip olduğu karakteridir.
Hz. Fatıma’nın (a.s) Mezarı - 18/01/2021
“Kim Fatıma’yı (a.s) tanırsa Kadir gecesini idrak etmiştir”
Mail İle Cihat - 22/12/2017
Bütün cihat çeşitlerinin yapılabilmesi için belirli bir maddi sermayeye ihtiyaç vardır.
Yaratılma Gayemiz - 20/12/2017
Felsefenin cevabını aradığı sorular arasında en meşhur olanlarından bir tanesi de yüce Allah’ın insanı niye yarattığıdır.
İlim İle Cihat - 15/11/2017
Kur’an’da ilk emri “Yaradan Rabbinin adıyla oku”, (Alak 1-2)