• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/imamhuseyin.mescidi?fref=ts

ANTAKYA İMAM ALİ (a.s.) İNANÇ VE KÜLTÜR DERNEĞİ 
İMAM HÜSEYİN (a.s.) MESCİDİ

İBRAHİM KANADLI

İBRAHİM KANADLI
yusuf_ibrahim_kanadli@hotmail.com
Mail İle Cihat
22/12/2017
MAL İLE CİHAT

   Bütün cihat çeşitlerinin yapılabilmesi için belirli bir maddi sermayeye ihtiyaç vardır. Bu hayırlı değerler uğrunda yapılan harcamalara İslam’da malla cihat adı verilir. Bu bağlamda peygamber efendimizin eşi Hz. Hatice (s.a.) önemli bir örnektir. Peygamber efendimiz kutsal İslam davasında, eşi Hz. Hatice (s.a.) tarafından çok yönlü destekler almıştır. Bu desteklerin en meşhur olanlarından biride maddi destektir. Hz. Hatice (s.a.) Kureyş’in en önde gelen zengin tüccarlarındandı. On binlerce devesi, büyük ve küçükbaş hayvanı, bir o kadarda ticaret malı vardı. Yüce Allah’tan peygamber efendimize İslam’ı tebliğ emri gelince, Hz. Hatice (s.a.) peygamber efendimize iman etmiş, destek olmuş ve hayatının sonuna kadar bütün servetini İslam yolunda harcamıştır. Bu yüce şahsiyete peygamber efendimiz her zaman saygı duymuş ve rahmetle yad etmiştir.

   Hz. Hatice’nin (s.a.) bu fedakarlığı malla cihada verilebilecek en iyi örneklerdendir. Peygamber efendimizde, “Bu din ancak Hz. Ali’nin (a.s.) kılıcı ve Hatice’nin (s.a.) malıyla zafere ulaşmıştır” diyerek Hz. Hatice’nin (s.a.) asil duruşu ve fedakarlığına vurgu yapmıştır. Bu bağlamda, İslam’ın saadet yolu, yüce ahlaki değerlerin yayılması amacıyla bilinçli, samimi Müslümanlar gereken fedakarlığı her zaman yapmışlardır. 

   Güzel ve yararlı fikirlerin yayılması için, malla yapılan cihat büyük önem taşımaktadır. Müslüman insan, inancı gereği yararlı fikirlerin yayılmasından sorumludur. Bu sorumluluğunu yerine getirmediği zaman bunun bedelini dünyada da ahirette de ödeyecektir. Asrı saadet döneminde Müslümanların bu sorumluluğu yerine getirmeleri dolayısıyla yüce Allah Kuran’ı Kerim’de İslam ümmetini en hayırlı ümmet olarak vasfetmiştir. Bu övme Kuran’ı Kerim’in Ali İmran suresinin 110. Ayetinde şöyle zikredilmiştir: “Sizler, insanlar arasında en hayırlı ümmettiniz, iyiliği emredip kötülüğü men ederek Allaha iman etmekteydiniz.” Yüce Allah’ın Müslümanlara bu övgüsü, o günün İslam devleti sosyal adalet ve hukuk sisteminin doğru işlemesi ve halkın kurallara olan desteği ve saygısı sebebiyledir. İslam bu mukaddes cihadın devamlılığı için hicretin 2. yılında zekât farzını koymuştur. Zekât farzı da kurallara bağlanarak imkânı olmayan insanların ezilmesi önlenmiş ve zekâttan pay almaları sağlanmıştır. Günümüzde bu mukaddes farzın şartları ve ölçülerine dikkat edilmeden, yerli yersiz, İslam ölçülerine değil de örfi, kültürel ölçülere göre yerine getirilmeye çalışıldığı ortadadır. Malla yapacağımız yardımların kime neden ne zaman hangi düşünceye hizmetle verilmesi gerektiği sorularını kendimize sorup gerekçelendirmeği yaptıktan sonra ehline vermemiz İslam açısından daha doğru olacaktır.


360 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Yaratılma Gayemiz - 20/12/2017
Felsefenin cevabını aradığı sorular arasında en meşhur olanlarından bir tanesi de yüce Allah’ın insanı niye yarattığıdır.
İlim İle Cihat - 15/11/2017
Kur’an’da ilk emri “Yaradan Rabbinin adıyla oku”, (Alak 1-2)